Ana Sayfa Yaşam Alanı Aktüalite O Ses Türkiye’nin Hayatımıza Kazandırdığı 10 Yeni Meşhur

O Ses Türkiye’nin Hayatımıza Kazandırdığı 10 Yeni Meşhur

PAYLAŞ

Üç ay önce dönüp bakmazdık, şimdi metrobüste görsek önce garipser, sonra “aaa bak  o!” diye parmakla gösteririz. İşte yeni ünlüleri anlama kılavuzu:

1. Pavorotti Hasan

Kendim de Ordulu olduğumdan çok rahat söyleyebilirim ki tipik bir Ordulu… Zamanında Zonguldak’a göçmüş bir ailenin evladı. Babasının işlettiği esnaf lokantasında çorbaları, kuru fasulyeleri hüpletip bütün gün kasada oturmaktan Pavorotti kıvamına gelmiş. Ordu’da kalsaydı, fındık çuvalı taşıyarak geçen bir gençliği olsaydı, bu denli sempatik olmazdı. Hayat yoğuruyor işte insanı.

Dünya standartlarında sesi olduğu su götürmez bir gerçek. Özellikle Zeki Müren’in de okuduğu Yaralı Gönül performansı yüreğimi kıpırdandırtmıştı. Alsın çıkış şarkısı yapsın. Yazsanız şimdi Youtube’a on tane şarkısını bulursunuz. Biz vakti zamanında rol aldığı kamu spotunu paylaşalım da kamuya tebessüm ettirelim biraz.

 

2. Adam gibi adam Abdullah

O da tipik bir Kastamonu erkeği (; Şimdi gitseniz Tosya yardımlaşma ve civar köyleri kalkındırma derneklerinden birine en az 5 tane Abdullah kıvamında delikanlı bulabilirsiniz. Bıyıklısından bıyıksızına… Lakin bunu bilmeyen nice genç kızımız, “Ay ne kibar, ne efendi, ne bal gibi çocuk” diyerekten iç geçiriyor; bir Tosyalı olan görümcem dahil.

O Ses tarihine geçti Abdullah… “Arkadaşımın performansı daha iyiydi, ben hak etmiyorum, bir daha yarışalım” diyerek bir kez daha vurdu genç kızları kalbinden. Ve tabi dürüstlük abidesi ülkemizi. O saatten sonra finale kadar yürüyeceği de belli oldu. Lakin bir sonraki hafta yine yarıştı, oyunu katladı, neticede ikinci olarak tamamladı yarışmayı. Oyunculuğa göz kırptığını da açıklıyaverdi hemencecik. Yarışmadan sonra katıldığı programda sunucuya “Abdullah’a yazma” diye tehdit tweetleri atıldı.

Mehtere olan merakıyla Gökhan Özoğuz’un beğenisi kazanan yarışmacımız şiire olan ilgisini de anlattığı programda eserlerinden birini okuma gafletinde bulundu. Benim için şöhreti orada sona erdi. Ama hayat ne gösterir bilinmez. Yine de yolu açık olsun.

 

3. Meeeeeeeeert

Bu çocuğu her gördüğümde içimden bir ergen dışarı fırlayıp ciğeri yırtılırcasına “Meeeeeeeeert” diye bağırıyor. Aşık olunası, boy boy posteri alınıp odaya asılası. Beni ortaokul, lise yıllarıma götüren, gençleştiren bu evladımızın kardeşimle yaşıt olduğunu öğrendiğim vakit (19) onu tozlu rafların en ücra köşelerinden birine sakladım. Allah fanlarınabağışlasın deyip yine Abdullah’a yürüdüm içten içe (: Şaka…

Kendisi gitar olsun, piyano olsun, ayaklı mikrofon olsun bir çok enstrümanı başarıyla çalmasıyla ne denli yetenekli, geleceği parlak bir genç olduğunu gösterdi tüm Türkiye’ye…Saniye saniye ne kadar oy aldığını beklediği anlarda yaptığı surat hareketleriyle gönlümün mimik kralı da oldu aynı zamanda. Dördüncü olarak tamamladığı yarışmayı doğru adımlar attığı takdirde birinciymişcesine verimli kullanabilir. Hatta şimdilerde bir boy band hazırlığında yarışma arkadaşlarıyla birlikte.

İçimden bir ses bir anda parlayıp sönen bir ekran meşhurundan çok, uzun vadeli bir star kazandığımızı söylüyor. Onun da hakkında hayırlısı…

 

4. Ağır abi olduğu kadar şefkatli baba Ersin

Ne dense Ersin adını duyduğumda “Geç buldum, çabuk kaybettim” sözü aklıma geliyor. Yaşını başını almış, boyu kadar kızı olan, yelekli Anadolu babası… İlk bakışta mahallenin çok okuyan kırtasiyeci abisi gibi ama sazı alıp bir şarkısöyleyişi var ki yürek titretiyor. Bilmiyorum benim gibi izleyenler var mı, “Hadi bir sürpriz olsun da Ersin kazansın şu yarışmayı” diyen? Ama hep içimden geçti.

Ahmet Kaya’ya benzemekle eleştirildi, Cem Karaca’ya benzemekle eleştirildi. Ama ne denli kendine has bir sesi olduğu “Ben ekmeğimi böldüm de yedim, suyumu kazandım da içtim” şarkısında ortaya çıktı. Öyle bir söyledi, öyle bir söyledi ki,,, kendimi kapıdan çıkarken buldum. Tam gece yarısı filan demeden bir sendikaya üye olmaya gidiyordum ki eşim tuttu kolumdan “Kendine gel kadın!” diye tokatı yüzüme yapıştırdığı gibi tekrar koltuğa oturttu beni.

Ne bilim yaaa… İyi adam Ersin!

 

5. Hükümet gibi kadın Yasemin

Allah’ım o nasıl şarkı söylemek?!?! Sezen Aksu’yu, Orhan Gencebay’ı “Çocuğum yerine otur sıfır!” vari kol ve parmak hareketleriyle öyle bir söylüyordu ki, sanki cep telefonuna sarılıp oy atmazsak eve gelip dövecekmiş gibi hissetiriyordu insana kendini… Ülkenin başına geçse 70 milyon mum dökmüş kediye dönecek sanki.

İzmirli ablamızda ses var tamam. Orası kabul. Ama o tavır nedir arkadaş? Bir sahneye çıkışı var, sanki deprem oluyor. Küt küt küt. Jüri geri çekebilse koltuğu bir hareketlenecek yani. Hepsi hazır olda dinliyor! Her şey tamam be kadın, bari ciğerinin söküldüğü yerlerde bi gözünü kapat di mi? Bi sesin zorlansın, bi kendini kaybet. Yok hayır! O gözler hep açık, sağı solu kolaçan ediyor şarkı boyunca.

Ben Acun olsam sms mesemes dinlemem, korkudan Yasemin’i birinci yapardım.

Allah muhafaza…

 

6. Kıvırbaş Rıza

Türkiye’nin Reggae yıldızı. Mertli boy bandde sağ tarafta duracak çocuk. 21’lik çıtır delikanlı. 13 – 17 yaş arası genç kızların beğendiği erkek tipini değiştirdi sayılır. Artık bonuslar prim yapıyor gençler… Haberiniz olsun. Değişik bir tarzı var, güler yüzlü, kemik gözlüklü. Ahım şahım bir sesi olmasa da doğru ellerde alır yürür gibi…

 

7. Bir hayat gurusu olarak Çiğdem

Aslına bakarsanız Çiğdem’den çok Çiğdem’in kocası damgasını vurdu yarışmaya. Dramatik bir öykü vardı karşımızda. Ama vıcık vıcık acıtasyonu yapılmayan bir dramatiklik. Çiğdem, gazetelere de boy boy manşet oldu, malumunuz bir trafik kazası geçiriyor, bacağını kaybediyor ama hayattan kopmak yerine daha da bir sarılıyor.

Neticesinde bir evlat sahibi anne olarak sapsarı saçları, her daim bakımlı hali ve şen şakrak tavrıyla karşımıza çıkıyor. Kocası damga vurdu dememin sebebi de eşinin o vahim kazadan sonra çekip gitmek yerine sonuna kadar eşine destek olması.

Aşka olan inancı bir kez daha artıran bu gerçek kesit hikayeden hep yüzümüz gülerek bahsettik amma ve lakin Çiğdem kızımızın Sibel Can dinleye dinleye demlenmiş sesi, birincilik umutlarını yarıda bıraktı. Ha bu ona koyar mı? Bence komaz. Şimdi daha da aşık aşık öpüşüyorlardır mutlu mesut. (:

 

8. Gendigelen Tuğçe

Özgüven abidesi Tuğçe’ye yarışmaya gelmeden evvel öyle bir gaz verilmiş ki sahnede kendini nerelerden nerelere atacağını şaşırdı. İlk çıktığında iki lop bacak izledik, “Ne dedi yea şarkıda?” soruları uçuştu havada, iyice anlayabilmek için ikinci kez söyledi şarkıyı ama yine anlamadık. Meğerse nesli tükenmek üzere olan kendine has bir dili varmış, ilerleyen bölümlerde anladık. Verilen şarkıyı o dille söyleyince kriz oldu, jürinin tepkisini çekti, özgüveni suya düştü, elendi gitti.

Unutuldu mu? Hayır! Biliyorum şimdi görsem yine her izlediğimde olduğu gibi bir sandalyeye oturtup saçlarını 3 karış kesme arzusu uyandıracak içimde. Reytinge meraklı bir yapımcı felan teklif götürürse bir iki yıllık meşhurlardan olabilir.

 

9. ve 10. Laz kardeşler

Şahsi fikrim tabi lakin hayatımda görüp görebileceğim en antipatik Karadenizlilerdi. İlk başlarda “Geçen sene Ahmet Kaya olmuştu birinci, bu sene de Kazım Koyuncu olur” diye düşündürdü ama ikizlerimizin yeteneksizliği her bölümde bir kez daha ortaya koydu kendini. Bir rakipleri daha vardı Karadenizli, uzun saçlı, hatta hemşehrileri; tek başına ikisini solladı lakin ikiz sempatikliği gönülleri fethettirdi işte. Sevgili Gökhan da ikiz olduğundan kendinden bir şeyler bulmuş olsa gerek bir türlü bırakmadı yakalarını. Neyse ki sonlara doğru müzik kulağı aşmış ülkem yarışmadan eledi kardeşleri. “Çok çok iyi seslerden doyuyoruz türkülerimize, size gerek yok” diyeceğim ama eminim uyanık bir prodüktör şarkıları seçmeye başlamıştır bile.

 

BİR BONUS OLARAK; TEKRARDAN HAYATIMIZA GİREN ATHENA GÖKHAN

Aaaaaah ah! İstersen her yerine dövme yaptır, sen ilk programa alyansla çıktın Gökhan! Ah gençliğimizde bizi zıp zıp zıplattıran Gökhan. Evlenip çocuk çoluklara karıştın. Okan Bayülgen’in zırt pırt tekrarlaması boşa değil “siz neydiniz be abi” diye… Sen evlere kapanıp Survivor’da Nihat Doğan takip edecek adam mıydın be Gökhan? Allah’tan şu programda iki kendine geldin, müziğe döndün, gitar tıngırdattın, şanına şan kattın. Uçurumun kıyısından döndün farkında değilsin Gökhan. Aklın beş karış havada olsa da seni seviyoruz. Canımsss…