Ana Sayfa Yaşam Alanı Aktüalite Bilinenlerden Farklı Anlama Gelen 8 Tarihi Sembol

Bilinenlerden Farklı Anlama Gelen 8 Tarihi Sembol

PAYLAŞ

İnsanları motive etmek her zaman için mantık ve akla güvenemezsiniz. İnsanlar sembol ister. Bir slogan, bir bayrak,tişörtlerine yapıştırmak için bir kahramanın yüzü!

Peki insanların ihtiyaç duyduğu bu sembolü dünya tedarik edemiyorsa?

1-Guy Fawkes

guy-fawkes1

Yanlış Anlayanlar: Anarşistler, 4Chan*

(*Japon Futaba Channel’dan esinlenmiş olan İngilizce ve resim tabanlı bir forumdur. Forum genelde anime, manga ve popüler kültürle ilgili resimlerin paylaşımı üzerine kuruludur.)

Anarşistlerin ideolojik düşmanlarına (demokrasi, kapitalizm, komünizm ve internet forum modernizmi) karşı uzun süre örgütlenme ve anlamlı bir gelişme kaydetmekteki başarısızlılarından başka ortak birkaç noktaları daha var: bazı sembol ve temalar. En ünlü sembollerinden biri de, İngiliz hükümetini işlemez hale getirmek için parlamentoyu patlatma girişiminde bulunan 17. yüzyıl İngiliz devrimci Guy Fawkes.

Popüler kültürde daha çok çizgi roman/gişe hasılatında tavan yapan ‘V for Vendetta’ olarak tanınan uyarlamalarda, Fawkes gibi giyinen bir adam ülkesindeki distopik teokrasiyi devirmeye çalışıyor. Geçtiğimiz yıllarda da, bazı online oyunlar vasıtasıyla, dedikodulara göre, Fawkes bir şekilde internetteki gençlerin scientology’e karşı mücadelesini sembolize etmeye başlamış.

guy-fawkes

Çünkü, neden olmasın?

Anarşistler Fawkes’İn parlamentoya dürüst niyetlerle giren tek insan olması konusunda haklı ise de, bir noktada yanılıyorlar. Fawkes kötü bir teokrasiyi yok etmeye değil, yenisini getirmeye çalışıyordu.

Fawkes’un özgürlük anlayışı.

Fawkes bir İspanyol ve Katolik Kilise savaşçısıydı. Amacı, nispeten daha eşitlikçi olan Protestan devrimi yerine Katolik egemenliğini sağlamaktı. Barut Komplosu gerçekte başarıya ulaşsaydı İngiltere, Alan Moore’un uyardığı üzere, anarşik bir topluluktan çok faşist bir polis devleti olurdu.

2-Ters Çevrilmiş Haç
ters-hac

Yanlış Anlayanlar: Satanistler, Heavy Metal Grupları

Modern satanizim, otantik din ile bir sürü zincir ve saç boyası eklenmiş ‘Uçan Makarna Canavarları Kilisesi’ gibi çocuksu ilgi çekme çabaları arasındaki ince çizgide var olmaktadır. Genelde amaç Hıristiyanlığa hareket çekmek olduğundan, satanistler kendilerini doğrudan, başkalarını da esinlendireceği ve kendilerine sert bir dille konuşulmasını sağlayacağını düşündükleri sembollerle donatırlar.

En popüler satanizm sembollerinden biri, mantık oldukça net, ters çevrilmiş haçtır. İçinde keçi kafası olan pentagram dışında, ters haç Hıristiyanlığa meydan okumada en çok karşılaşılan işarettir. Ve anlaşılan yüzünüze dövme olarak yaptırması en kolayı da…

Oldukça sağlam. Ancak dünyada tek bir adam vardır ki metalciliği, tahtına ters haç kazınmasını gerektirir.

h6bc6ytr

Hopp, bi’ saniye…

Eğer satanistler Pazar ayinlerini dikkatle dinlemiş olsalardı, ters haçın ilk Papa ve Katoliklerin en çok saygı duyulan kişisi Aziz Peter’ın kişisel işareti olduğunu bilirlerdi. Peter çarmıha gerilerek şehit edildiğinde, kendisinin yüce İsa gibi öldürülmeyi hak etmediği için haça ters gerilmeyi talep ettiği söylenir. Dolayısıyla, pek çok koyu Katolik ucuz takılarına eklemek üzere, ters haçı düzüne tercih ederler.

Ters haç takarak satanistler aslında istemeden İsa huzurunda alçakgönüllülük ve önemsizliklerini gösteriyorlar. Bu da bir Neo-Nazi’nin Musevilerden hıncını almak için ömür boyu domuza tövbe etmesi kadar mantıklı.
3-Che Guevara

34qpupb8

Yanlış Anlayanlar: Solcular ve sosyalistler.

Herhangi bir üniversiteye gittiğinizde, özellikle sosyal bilimler bölümündekiler olmak üzere, pek çok kişide Che Guevara tişörtü göreceksiniz. Kültürel bilimlerle ilgili bir bölümde okuyan ve beyazların ırkçılığından dolayı suçluluk duyan herhangi birine sorduğunuzda cevap Che’nin nasıl bir anti-emperyalist kahraman olduğu olacaktır. Che’nin Kongo’da bulunduğu zamanı sorduğunuzda ise boş bir bakış…

Hıh?

“Motorsiklet Günlükleri” ve diğer popüler kültür ürünleri Guevara’nın gençliğini ve Küba devrimini anlattıysa da 2001’e kadar Küba, Guevara’nın, Küba tarzı devrimi Latin Amerika dışına taşıma girişimi, ve başarısızlığını gösteren günlüğü The African Dream’i toplumla paylaşmamıştı. Che’nin tabiriyle “tam anlamıyla bir felaket” olan Kongo macerası, Che’nin Küba olmayan yerleri “Kübalaştırma” girişimlerinin trajik sonucudur.

Kongo bağımsızlığı lideri Partice Lumumba suikastinden sonra Che Afrika’da dolanmaya başladı. Politik trajediyi toplumu canlandırmak için kullanarak halk devrimini tetiklemeye çalıştı. Halk derken “Che Guevara’nın halkı”ndan bahsediyoruz. Zira yerel isyancıların liderleri kendisini bir ‘beyaz’ olarak nitelendirip emirlerini dikkate almadıysa da Che projeyi kendi Kübalı paralı askerleriyle yürütmekte ısrar etti. Kongolu insanların silah kullanmayı öğrenmekteki becerilerini küçümsemesi, akademisyenlerin “eski usul bir ırkçı” gibi konuştuğunu düşünmelerini sağladı.

Ama tişörtlerde oldukça açık görüşlü duruyordu!

4-Thomas Paine

pbf7f9s6

Yanlış Anlayanlar: Aşırı liberaller, Glenn Beck.

Glenn Beck sonunda, devrimsel savaş alanındaki ‘Sağduyu’nun yazarı Thomas Paine’de ruh eşini buldu. Öyle ki, Paine’in Obama hakkında nasıl hissetmiş olabileceğini öngörerek, itinayla, yüzyıllar önce ölmüş bir filozofun ağzından çıkarmışçasına savurduğu sözlerle modern zamanların ‘Sağduyu’sunu yazacak kadar da ileri gitti.

Libareller ve çay particileri yeni ideolojik ‘kanka‘larından çok etkilenmiş olacaklar ki, onun gibi giyinerek YouTube’da paylaştıkları videolarında vergilendirme, zayıf dış politika ve ortalarda çok fazla kahverengi insan dolandığından dem vurmaya başladılar.

tahmin-ettiginizin-aksi-anlama-gelen-8-tarihi-semb_uhas[1]

Ancak, Beck ve müritlerine gerçekten biraz Thomas Paine okumak fayda sağlayabilir. Çünkü 9/11 ile ilgili duygusal anlar yaşayan ve kongre ödemelerindeki zammı savunan17. yüzyıl hayaletinin bazı fikirleri aslında şu şekilde: “Vergilendirmede artan miktarlardan fakir ailelere vergi iadesi, yoksullara yardım vergisi kapsamında 14 yaş ve altı çocuklara yıllık 4 poundluk ödeme yapılmalı.” Thomas Paine – İnsan Hakları

“Yaşı ileri insanların sözde uygar ülkelerde günlük ekmeği için çalıştığını görmek acı verici. 50 yaşını aşmış bu insanlara ödeme yapın… Artan vergilendirme başı 6 pound, 60 yaşını aşanlara yaşadıkları her yıl için 10 pound… Bu destek, belirtildiği üzere, bir hayır işinin değil, bir hakkın temelidir ” Thomas Paine, İnsan Hakları

Yaşlı insanların çalışmamaları sebebiyle onlara ödeme yapan bir sistem? Bu Sosyal Güvenlik Yasası’nı andırıyor, kabul eden de…

“Özel mülkiyet diye bir şey mevcut değildir. Toprağı insan yapmadığından, zilyet olmak en doğal hakkı ise de mülkiyetine sahip olması söz konusu olmamalı.” Thomas Paine , Tarımsal Adalet.

Adam neredeyse hepimizin bolluk içinde paylaşablimesinden söz ediyor.
“Her bireye 21 yaşına geldiğinde ödeme yapılacak ulusal bir sermaye oluşturun. Yasal vasinin kaybı ve emlak sistemine alışmayı sağlamak üzere15 pound ödeyin.” Thomas Paine, Tarımsal Adalet

Bu da birini andırıyor, ama…

5-Alamo Kalesi

alamo-kalesi

Yanlış Anlayanlar: Teksaslılar,dünyanın herhangi bir yerinde haksızlığa uğrayan kişiler.

Alamo, David Crockett ve Jim Bowie gibi önemli kişilerin Amerika’daki güçlü Meksika ordularına karşı son çarpıştığı yerdi.Teksaslılar kaybettiyse de bu olay onların görkemli bağımsızlık mücadelesine ilham veren bir çarpışma olarak tarihe geçmiştir.

Alamo’nun internet sitesinde yazdığı gibi “Dünya çapında insanlar Alamo’da yaşananları, tüm imkansızlıklara rağmen devam etmiş bir kahramanlık mücadelesi olarak hatırlamaya devam ediyor – insanın özgürlük için en büyük bedeli ödediği yer. ” hem nasıl özgürlük! Günümüzde bile yasal olarak özel mülk ilan edilebilecek 5,000 civarı köleyi saymazsak…

ivjb70xh

“Alamo’yu unutma” diyen kişilerin hatırlamakta imtina ettikleri ise, Teksas devriminin esaslı sebeplerinden birinin Meksika’nın alçakça, köleliğin yasallaştırılmasını engellemeye çalışmış olması ve bunun Amerika’daki, kendileri verandalarında içkilerini yudumlarken pamuk toplayan siyah dostlarına ihtiyaç duyan köle sahibi nüfusa pek uymamasıydı.

Hayır, illa ‘imkansızlıklara rağmen özgürlük’ için ilham verici bir sembol arıyorsan John Brown’un Harper’s Ferry Baskını’na ne dersin? John Brown 1859’da gerçek bir son direniş başlatan radikal kölelik karşıtı bir militandı. Yanına, azad edilmiş köleler de dahil 20 kişi daha alarak Harper’s Ferry’deki federal cephaneliğe baskın gerçekleştirdi. Ulusal silah ve mühimmat kaynağını ele geçirerek, kölelerde isyan ve başkaldırı başlatmayı ummuştu:

Görüldüğü üzere, 3.5 metre ve bakırdan yapılmış olmasına rağmen Brown’un görevi başarısızlığa uğradı, ihanet ve köleliğe karşı bir çabanın sembol ve anıtı olmak suçlarından idam edildi.

6-40 Dönüm ve 1 eşek

sadad2

Yanlış anlayanlar: Köleliği tazmin etmeye çalışan aktivistler

Birlikte takıldığınız aktivist veya dinlediğiniz rap şarkısında illaki bu deyişe rastlamışsınızdır. Örneğin yönetmen Spike Lee’nin prodüksiyon ve kayıt şirketinin adı olan 40 Acres and A Mule daha sonra Kanye West, Nelly ve daha nicelerinin şarkılarında karşımıza çıktı.

Amerika’nın ırkçılıkla olan savaşında oldukça sık kullanılan bir deyiş. Çıkış noktası Amerikan hükumetinin İç Savaş’tan sonra, azat edilen her köleye temin edeceğini iddia ettiği kırk dönüm arazi ve bir eşek. Şu an ki kullanım alanı, 150 yıl önce biten köleliğe rağmen Afrikalı Amerikalıların hala ‘lanet’ eşeği bekliyor olması.

Çoğunun bilmediği şeyse, bütün bu arazi/eşek uyuşmazlığının aslında tek bir askeri komutan tarafından bulunmuş, üzerindeki zenci baskısını azaltmak için ortaya attığı geçici bir çözüm olduğu.

Komutan William Tecumseh Sherman’ın ülke boyunca ilerleyip gördüğü her şeyi yok etme yönündeki savaş taktiği Güney’in bütün desteğini kesmek yönünde oldukça etkili idiyse de, neticede ortada, azat edilmiş ve harabelerde dolanıp ne yiyeceğini bilemeyen bir sürü eski köle kaldı.

Bunun sonucu olarak kölelerin orduyu takip etmekten başka çaresi kalmadı. Peşlerine takılan yüklü sayıda köleyi doyurmak ve korumak Sherman’ı yavaşlatıp karizmasını dağıttığından hepsine, mahşer yeri gibi olan topraklardan geriye, oldu da bulursa, 40 dönüm arazi ve eşek temin etme borcu altına girdi. Bu sayede elinde birikmiş fazla eşekten de kurtulur hem. Maalesef bu sadece savaş zamanı alınan kararlardan biriydi. Ne de olsa bir bireyin mülkünü elinden alıp başka birine vermek hala kanuna aykırı.

Resmi bir ‘bedava arazi’ye en yakın plan, azat edilen kölelere uygulanan İskan Yasası neticesinde geliştirmesi şartıyla isteyene verilecek 40 dönümlük arazi oldu. (Ancak eşek sayısı konusunda resmi kayıtlarda bir açıklama yok.) Ha, tabi öncelikle bu araziyi Amerikan yerlilerinden çalmaları gerekti.

7-Şef Çılgın At

sef

Yanlış Anlayanlar: Bihaber ‘beyaz’ insanlar.

Haklarını yememek lazım, beyaz Amerikalılar gerçekten Kızılderililerle ilgili soykırım girişimlerini telafi etmek için çaba sarf ettiler. İlk Amerikalılarla gelişen arkadaşlıkların en büyük sembolü olan ise Amerikan yerlilerinin en manyağı Sioux şefi Çılgın At ile olanı. Bu öyle bir sembol ki Güney Dakota’da 60 yılda ancak yarısı tamamlanmış bir çalışma sonucu koca dağı bu kişiye benzetmek için işlemler sürüyor.

Niyetleri iyi olsa da, buradaki çelişki Polonyalı Amerikalı heykeltıraş Korczak Ziolkowski’nin, bunu daha önceki başka bir şahane projesi olan Rushmore Dağı’na ilişkin ihtilaflara cevap niteliğinde yapmış olduğu. Ancak burada esas nokta, Amerikan yerlilerinin kutsal kabul ettiği toprakların tam orta yerindeki dağların harap ediliyor olmasının aslında kötü bir fikir olduğu.

Hayattaki tüm sorunlar dağlara bir şeyler kazıyınca çözülmüyor.

Ulusal miraslar olan Gettysburg gibi yerlere alışveriş merkezi koymanın iyi bir fikir olduğunu düşünen Avrupai Amerikalılar gibi olmayan Amerikan yerlileri kutsal yerlerin hali hazırdaki kutsallığıyla yetinebiliyorlar. Kökenleri Amerikan yerlilerine uzanan Amerikalı aktör Russell Means bir röportajında şunu söyledi: “Hıristiyan, Musevi veya Müslüman olarak İsrail’in kutsal topraklarına girip Zion’daki bir daği kazıdığınızı düşünün. Bu bizim tüm benliğimizi aşağılamakla eşdeğerdir. ”

En güzel yanı ise, Çılgın At’ın hayatta iken fotoğrafının çekilmesini reddettiği ve ona dair herhangi bir resmin var olmadığı gerçeği. Yani 170 metrelik bir heykelini yapma fikri insan ırkının bugüne kadar çekmiş olduğu en büyük ve en düşünceli hareket olabilir.