Ana Sayfa Yaşam Alanı Müzik Jared Leto Röportajı

Jared Leto Röportajı

PAYLAŞ

30 Seconds to Mars rock grubunun solisti ve Oscar’lı ünlü oyuncu Jared Leto hayatı ve yaptıkları hakkında içini döktü.

Şuan ilk manşet turunuzun ortasındasınız. Şimdiye kadar nasıldı?

Süperdi, yani şimdiye kadarki tüm konserlerin biletleri bitti. Demek istediğim çoğu zaman dediğimiz gibi bunu ilk kez yapmamız daha önce yapmadığımız anlamına gelmiyor. Biz 1998’de kaydolduk bu piyasaya. Ama daha önce hiçbir zaman resmi bir turumuz olmamıştı. Kendi kendimize birçok gösteri sergiledik ama gün geçtikçe profesyonal bir grup haline geldik ve saygı gösterdiğimiz ve takdir ettiğimiz bir çok gruplarla Ibclubus ‘dan Audioslave’e kadar beraber çalmayı öğrendik. Bilirsin… The Used gibi. Deneyimlerimizi paylaştık ordaki diğer gruplarla olan ve çok şey öğrendik. Bu yolu baştan beri istemiştik aslında…

30 Seconds To Mars’ın yaşamını nasıl tarif edersin?

Yaşamı? Hm, enerjik nefes kesen kiilişe, her zaman Sex Pistols’n enerjisni Pink Floyd ile beraber kullanırım. Bundan daha azında ben mutlu olurum ama bilirsin performans içinde her şey heyecan verici ve dikkat kesici olmalıdır. Bence tepki gösterdiğimiz şeyin bir kısmı günlük durumlarda karanlık köşelerde performans sergileyen göstermelik rock bu günlerde. Bunlar sanki bazı insanların belirli bir sebepten dolayı can sıkıntısından ilgilendiklerini gösteriyor.

Bilmiyorum, ben çocukken hayatımı değiştirecek şovlar gördüm annemin götürdüğü klasik rock konser gibi. Zeppelin gibi. Ne zaman Pink Floyd’u görsem , bilirsin biraz daha büyükken. Nine ve The Cure’i gördüm. Bu şovların hepsi bende birer işaret bıraktı ve kesinlikle benim gençliğimin şarkılarıydı.(soundtrack) Şimdide hep gösterilerimizde bunları düşünürüz. Bence insanlar kesin bir miktar normalden farklı şeyler bekliyorlardır.

Daha önce hiçbir hayranınızdan sizin gösterilerinizden birinin onun hayatını değiştirdiğini duydunuz mu?

İşte bu müziğin gücüyle ilgili. İnsanlar buna duygusal bir yönde bağlanıyorlar. Tabi ki Irak’tan dönen askerlerin müziğimizin onlar için ne anlama geldiğini söylüyorlar ne zaman bir çölün ortasında kalsalar. Bilirsin, müzikten başka hiç bir şeyleri yoktur kabustan kaçmak için. Müzik yaptığında, bütün ordaki hayranlarınla iletişim kurarsın, ve bir çok hikaye duyarsın.

Bunca yaptığınız şeylerden dolayı saygı görmek çok güzel bir şey.

Evet, çok iyi ve her zaman sahnede olmakla ilgili en güzel şeyleri duyarız, her gece saygı görürüz. Bunu devam ettirmek zor çünkü binlerce kişi bir anda senin yaptığını beğenmediklerini söyleyebilir.

Bu albümü kaydetmek bütün gruplarla birlik içinde olmak gerektirir birincisinden daha fazla. Bu sizin için bir değişim sürecimiydi?

Hayır tam değil. Çok şey değişmedi. Değişen tek şey başkalarınında heycanlandırıcı bir şekilde katkıda bulunması ve herkesin hala sana nazik davranması .Yapabildiğimiz en güzel kaydı yapmaya çalıştık. . Bütün müzik aletlerini çalıyordum bateri dışında ve şuan Matt ve Tomo var, çok ilginç olan farklı yollardan birleştik sanki. Bilirsin, hala şarkları yazıyorum ve kimse çalışan bir şeyi değiştirmeye çalışmıyor. Yani, hepimiz birbirimize yardımcı olduk istediğimiz düzeye ulaşabilmek için.

Yani, yüksekçe başarılamız var, ve biz iyi olan her şeyi arşivlemek istiyoruz. Sıradanlık bize göre değil. Ulaşabildiğimiz kadar yükseğe çıkmak istiyoruz. Geçmişi kenara atmak, ilk yaptığımız şeyleri. İnanıyorum ki biz bunu yaptık. Yeni yaptığımız kayıtlarla gurur duyuyoruz. Bu inanılmaz yani, insanların saygısını kazanmak ve bunu hak etmek. Üzerinde bulunduğumuz yolda yani şuanlık sadece başarımızın keyfini sürüyoruz. Bu harika.

“A Beautiful lie”i nasıl kaydettiniz yani değişik ülkelerde Kuzey Afrika gibi, albüm sırasında style ve sözler bakımından bir değişiklik oldu mu?

Hm, bu bizim çok büyük bir yol katetmemize sebep oldu albüm kayıtları sırasında, o ülkelere sonunda bir değişiklik olmadan gidemezsin . Bu bir imkansızlık! Acayip çarpma şiddeti olan yerlerdi, dürüst olmak gerekirse oralar bizim ilham kaynağımız oldu. Bizim için gurur duyulması gereken bir şey orda kayıt yapmak falan.

Neden sembol kullanmak ve resimleme şarkı sözlerinde sizin için bu kadar önemli?

Aynı nedenden dolayı aslında. Yani, Amerikanın bir bayrağı var,neden? Bilirsin, aynı sebepten dolayı bizimde yıldızlarımız ve bayrak var, ayrıca temsil etmesi içinde bir şerit. Bir paraya baktığın zaman aynı sebepten dolayı orda zeytin dalları vardır. Yani hepsi aynı sebepten dolayı. Ben şöyle düşünüyorum ki, ne zaman bir şeye yakınlaşsam, 11 şarkılık koleksiyondan daha fazla şey isterim radyoda çalması için. Bu asla bizim hakkımızda değil. Çocukken tüm gruplarda bana ilham vermiştir. Pink Floyd, tabi daha büyükken.Nine Inch Nails daha sonra Radiohead yada Björk. Kendi eşsiz seslerini takip edenler gibi olmak istiyoruz aslında. 30 STM her zaman bizim için deneyim olmuştur müzikten de ötede. Orda bir tasarım element var. Bir değişiklik, bilirsin. Ben sanat okulundan ayrılan biri olarak, bu gerçekten arzumuzu genişletti, dediğim gibi sadece müzik yaparken değil.

Şarkılarda kullandığını sembol yüzünden yoruma gerçekten açıklar. Bunu yaparken hiç vermek istediğiniz gerçek mesajın yok olmasından veya maskelenmesinden korktunuz mu?

Bu aslında önemli değil, demek istediğim bu müzikle ilgili. Müzik herkesin kendi eşsiz deneyimi. Bilirsin, basçımız Matt’n daha önce söylediği gibi “Stairways to Heaven bana bu şarkının ne hakkında olduğunu söyle, bende sana ne demek olduğunu söyleyeyim.” Bu kimi zaman şöyledir yani bilirsin, insanlar bu yola baş koyarlar gerekli olduğu zaman, ve bence müzik hakkındaki inanılmaz şey de olanakların sayısıyla kendi hayatının şarkısını yapabilme fırsatın olması.

Daha önce hiçbir fandan bir yorum aldınız mı şarkılarınızdan birinin ona dokunduğunu yada çok etkiledini?

Ah, evet. Etrafımız fanlarla çevrili. Bu sanki silhatsız temiz ölüm gibi ve taze kokan gruplar. Aşırı tutkulu fanlarımız var bir 30STM parçası olan. Büyük ve işlemsiz bir ailemiz var. Çok yaratıcı yorumlar ve artistik girişler geliyor bu insanlardan.

Albümdeki her şarkıyı bir kitabın farklı bölümü olarak tarif ettiniz. Tamamlandığında tam bir hikaye olan. Nasıl bir hikayedir sizce A Beautiful Lie’da anlatılan?

Söylemem gerekirki bu aslında ikileme arasında kalan birinin perspektifinden. Önemli kararlar vermiş biri, değişiklikler yaşamış. Eğer alışveriş yapıyor olsaydım, bu albümün aşk ölüm, kaos ve son olarak çok cinsel bir albüm, Her zaman bir şeyler fırlatabileceksin, eğer alışverişdeysen… ( Güler)

Etlikerden daha önce bahsettiniz. Peki kim müziksel eşlerinizi dikkate alıyor?

Birçok eşimizle tura çıktık. Daha önce söylediğim gibi Lollapalooza’da olan bir çok kşiyle çaldık birkaç yıl önce. Queens of the stone age Jane’s Addicion ve Incubus. Audioslave ile başlangıç yaptık daha sonrada daha yeni gruplar olan The Used ve My Chemical Romance’yle devam ettik.

Bence “eşler” eksik bir tanım, çünkü tüm bu insanlar bizim eşimiz. Gerçekten. Bu gruplardan da birçok şey öğrendik. Onlara karşı çok büyük bir saygı duyuyorum. Fakat 30STM her zaman birazcık farklı olacak.

Yani, Sanki yemek masasında tek başına oturan bir çocuk gibisin?

[Güler] Kesinlikle…! Bence grubun sanatkarlığıyla ilgili bir ruh hastalığı belirtisi var , yolun birazcık yarısında yani. Sanki “Acaba kiminle uyuşucaz?” diye düşünemek gibi. Özellikle ne zaman tur hakkında düşünsen.. Davulumuzla geldik ve bundan gurur duyuyoruz.. ( anlamadım.. Laughing )

Peki, siz gençler turdan sonra neler planlıyorsunuz?

Turdan sonra, rehabilitasyona başlamayı ve yağ yakarak eski halimize dönemyi planlıyoruz..