Ana Sayfa Röportaj Turgay Kıran: “Galatasaray başkanlığına adayım”

Turgay Kıran: “Galatasaray başkanlığına adayım”

PAYLAŞ

Galatasaray’ın eski yöneticilerinden Turgay Kıran, Galatasaray – Fenerbahçe derbisi öncesi yazarımız Hakar Akar’a özel açıklamalarda bulundu.

Zor günler geçiren ve tribünlerdeki istifa sesleriyle sarsılan Galatasaray’ın eski yöneticilerinden Turgay Kıran, yaptığı açıklamalarla gündeme damga vuracak. Takımın şu anki durumundan, başkan adaylığına ve ezeli rakiplerin şike davalarına dair görüşleri röportajımızda:

– Galatasaray’ın Türk Telekom Arena’da Fenerbahçe ile oynayacağı derbi nasıl sonuçlanır? Skor tahmininiz?

“Zor maç olacağı kesin ama Galatasaray – Fenerbahçe derbisinin skor olarak önceden bilinmesi mümkün değil. Maçtan önce favori gösterilen genelde yenilmiş de oluyor. Dolayısıyla bugün Fenerbahçe’nin oyununa baktığınız zaman favori gözüküyor ama ben Galatasaray’ın 1-0’lık skorla sahadan ayrılacağını düşünüyorum.”

– Galatasaray’ın son haftalarda kaybettiği puanlar sonrası derbinin Fenerbahçe lehine farklı bir skorla sonuçlanacağı yorumları geliyor. Bu konuda görüşleriniz neler?

“Sanmıyorum çünkü Türk Telekom Arena’da Galatasaray’ın farklı bir skorla yenileceğini düşünmüyorum. Ne Galatasaray için ne de Fenerbahçe için böyle farklı skorla maçın biteceğine inanmıyorum.”

– “Fenerbahçe’ye derbide 4 gol atarız” açıklaması yaptı Galatasaray teknik direktörü Roberto Mancini ve Galatasaray yöneticisi Şükrü Ergün de bu sözleri destekledi. Sizin bu konudaki görüşleriniz neler?

“Bunlar daha çok popüler taraftar görüşleridir. Galatasaray’ın son günlerde gol atma problemi var. Keşke çok gol atsa ama birde gerçeğe bakmak lazım. Ben bol gollü bir maç olacağını sanmıyorum. Zaten Fenerbahçe çok gol yiyen bir takım da değil.”

– Necati Ateş ve Hasan Şaş’ın, Fatih Terim ile ilgili sözleri var. “Terim geri dönse, Fenerbahçe şampiyon olamaz” diye.. Sizce de Mancini yerine Terim olsaydı Fenerbahçe’nin şampiyonluk şansı şuan nasıl olurdu?

“Şöyle katılıyorum bu açıklamaya; Fatih Terim ayrılmasaydı Galatasaray’dan, Sarı-Kırmızılıların şampiyonluk ümidi şimdiye göre çok daha fazla olurdu. Tabiki yarı yolda Fatih Terim’in Galatasaray’dan ayrılması ve Türkiye’yi hiç tanımayan bir teknik direktörün gelip çok ciddi bir sıkıntı yaşaması bu sonuçları doğurdu. Ardından da Mancini’nin takım kurmakta ve takımı oynatmakta yaşadığı zorluk hep Fatih Terim’in lehinde olan gelişmeler. Fatih Terim eğer bugünlerde devam etseydi Galatasaray’ı şampiyon olarak görme ihtimalimiz yüksekti.”

– Ünal Aysal sizce seçime gitmeli mi?

“3 sene önce Ünal Aysal normal seçimle Galatasaray’ın başına geçti. Normal Genel Kurul ile de seçim yapmalı her şeyden evvel. Bu Mayıs ayında tekrardan bir seçim yapmalı ama olağanüstü bir seçim yaparak da tekrardan bir 3 sene almış olması çok etik de değil ve yasalara da uygun değil. Sayın Ünal Aysal 3 senesini bitirdiği bu Mayıs ayında tekrardan bir seçime gitmesi gerekir. Bende seçime gideceğine inanıyorum ayrıca.”

turgay-kiran-galatasaray-roportaj (2)

“TERİM OLSAYDI GALATASARAY YARI FİNAL OYNARDI”

“Kurada Chelsea hepimizin istediği bir takımdı ama inanın ki Fatih Terim devam etseydi veya Mancini bir sezon evvel geçseydi, Galatasaray bugün final oynayabilirdi. Ama orada işte Ünal Aysal’ın zamansız çıkışından dolayı Fatih Terim’i yollaması ve arkasından da tabi yeni bir teknik direktör getirmesi Galatasaray’da sıkıntılı bir döneme yol açtı. O sıkıntılı dönemi zaten hep beraber yaşıyoruz. Bunun sorumlusu da tabiki Aysal’dır.”

“TERİM’İN GÖNDERİLMESİ GALATASARAY’IN ETİK DEĞERLERİNE SAYGISIZLIK”

– Fatih Terim ile yollar böyle mi ayrılmalıydı?

“Katiyetle hayır. Biz bunu her çıktığımız yerde söyledik. Böyle bir şey olamaz. Galatasaray’ın etik değerlerine saygısızlık oldu. Terim ilk defa Galatasaray’dan gönderilmiyor ama onunda bir usulü ve zamanı var. Ne yazık ki ne usül ne de zaman Aysal’ın zamanında olmadı. Her zaman söylediğim gibi; defteri kapattık ama Aysal’ın hanesine eksiyi yazdık.”

“SEMİH KAYA ÖRNEKLERİNİ DAHA ÇOK GÖRMEK GEREKİYOR”

– Semih Kaya’nın Beşiktaş maçındaki hareketi Galatasaraylı taraftarlarca Metin Oktay ruhunun tekrar canlandığı düşüncesi oluşturdu. Peki sizce bu örnekler tekrarlanır mı?

“Tabi ki bir örnek teşkil etmiş oldu. Her ne kadar korner veya bir gol pozisyonu olsaydı, o zaman farklı düşünürdü herkes. Bir kornerle sonuçlandığı için Semih çok büyük prim aldı bu hareketinden. Benim hep söylediğim gibi; Galatasaray’ın altyapısından futbolcu yetiştirmesi gerekir. Çünkü altyapıda futbolcular Galatasaray ruhunu ve Metin Oktay gibi futbolcu olmayı öğreniyorlar. Dikkat edin bizim futbolcularımıza; altyapıdan gelenlerin daha farklı bir karakteri olmuş oluyor. Ben çok saygı gösteriyorum Semih gibi futbolcularımıza. Ben böyle futbolcularımızın çoğalmasını istiyorum. Semihlerle, Ardalarla kalmasın istiyorum ama bunun içinde Galatasaray’ın buna önem vermesi gerektiğine inanıyorum. Ne yazık ki yıllardan beri konuştuğumuz halde 1-2 tane oyuncu kazaren çıkıyor. Onun dışında altyapıdan fazla oyuncu yetiştiremiyoruz. Bundan sonra Semih örnek olacaktır tabiki. Hepimiz hata yapabiliriz, Cüneyt Çakır’ı da tebrik ediyorum pozisyon sonrası Semih’i tebrik etti. Bunlar futbolda görmek istediğimiz şeyler.”

– Galatasaray’ın altyapısından az futbolcu çıkıyor dediniz. Arda Turan altyapıdan çıkan bir futbolcu Avrupa’da çok başarılı futbol oynuyor. Sizce Galatasaray’dan Avrupa’ya gidebileceğini düşündüğünüz mesela bir Selçuk İnan ve Burak Yılmaz gibi futbolcular da Avrupa’ya transfer olabilirler mi?

“Samimi olmam gerekirse ben ne Selçuk’un ne de Burak’ın Avrupa’ya gidebileceğine inanmıyorum. Selçuk’tan çok daha fazla ümitliydim ama Sneijder geldikten sonra Galatasaray’da geriye düştü. Selçuk’un geldiği senedeki o asistleri ve golleri artık yok. Selçuk İnan eski Selçuk değil maalesef. Aysal’ın çileklerini oynatmak gibi bir sıkıntı olduğu için, biz elimizdeki önemli elemanları yok ediyoruz. Tabiki saygı duyuyoruz oyuncularımıza ama bunun düzelmesi lazım.”

“UJFALUSİ SAKATLANMASA SEMİH İLK 11’DE OYNAYAMAZDI”

“Bizde hepimiz Drogba’yı çok seviyoruz ama son günlerdeki maçlarda performansına baktığınız zaman ne yapıyor Galatasaray için diye düşünüyorum kendi kendime. Ama Arda gibi, Emre Çolak, Aydın Yılmaz gibi futbolcuların Avrupa’ya gitme şansları olabilmeli. Bunun içinde takımda daha fazla oynamaları gerekir. Ujfalusi sakatlanmasaydı eğer Semih’in ilk 11’de şansı yoktu. Ujfalusi öyle sıkıntılı bir zamanda sakatlandı ki Semih’e ilk 11’de oynamak için şans doğdu. Başka oyuncu olmadığı içinde Semih orada parladı ve çok başka bir oyuncu oldu. Sizin Emre’yi de, Yekta’yı da oynatmanız gerekir. Futbol oynatmadıktan sonra onları göremezsiniz ki. 1 maç oynatıyorsunuz, sonra 5 maç sonra bir daha oynatıyorsunuz.

Galatasaray’ın altyapısından biraz ümitsizim. Çünkü Ümit Milli Takım’a verilen oyunculara bakıyorum, diğer takımlara göre en az Galatasaray’dan oyuncu gidiyor. Altyapının başına Bülent Ünder gibi çok değerli bir kardeşim geldi. Ben Bülent’i çok takdir eden ve önemseyen bir Galatasaraylıyım. Bundan sonra altyapıya biraz daha önem verilirse, bundan sonra her sene en aşağı 3-4 tane oyuncu çıkartır diye düşünüyorum.”

“BURAK YILMAZ FUTBOLCU OLMAYI ÖĞRENECEK”

– Burak Yılmaz’ın kaldığı ofsaytlar çok tartışılıyor, Beşiktaş maçı sonrası da Galatasaray taraftarıyla bir sorun yaşadı pozisyon sonrası. Bu konudaki düşünceleriniz neler?

“Burak çok değişik bir golcü. Çünkü çok hızlı koşan, inanılmaz goller atan ama atılması gereken golleri de atamayan bir golcü tipi Burak Yılmaz. Dolayısıyla taraftar da tam yakalayamadı Burak’ı. Futbol bir ekip oyunu. Burak her topa gol atma hırsında olduğu için, her topa vurmak istiyor. Burak Yılmaz futbolcu olmayı öğrenecek gibi geliyor bana.”

– Galatasaray’ı önümüzdeki dönem olası bir seçim bekliyor mu? Seçim olursa eğer adaylığınızı koyacak mısınız?

“Ben Mayıs veya Haziran ayı içerisinde olağanüstü bir seçim olacağına inanıyorum. Bu yasal bir zorunlulukla olacak ya da başkan Aysal’ın takdiriyle olacak. Biz tabi daha çok futbola endeksliyiz ama Galatasaray çok sıkıntılı bir maddi dönem geçirmekte ve başkanın devraldığı 3 seneden bugüne 250 milyon dolar gibi artı borç üstlenmiş Galatasaray. Biz Aysal’a seçildiği gün, güven oyu vermiştik. Birçok şey yapacağını vaad etmişti ama bugüne kadar bunların yapılmadığını hep görüyoruz. Bize söz verip de neden yapılmadığı soracağız. Aysal’ın çok iyi bir başkan olduğuna inanıyorum, bu 250 milyon doları Galatasaray’a hibe olarak verir. Kendi zamanı içerisinde Galatasaray’ı 250 milyon dolar borçlandırmamış olur. Bundan sonra gelecek başkan ve adaylar da böyle bir sorumluluğu almış olurlar. Galatasaray’ın hakikaten maddi ve idari olarak sıkıntıları var. Gördüğünüz gibi nasıl hükümette olaylar yaşanıyorsa bizde Galatasaray ile her gün olayla uyanıyoruz. Bir gün yolsuzluk oluyor, bir gün başka bir şey oluyor. Ne yazık ki bunları da Aysal yönetemiyor.”

“OLASI SEÇİMLERDE GALATASARAY’A BAŞKAN ADAYIYIM!”

“Ben tabi ki 2 kez girdim seçimlere ve ikisinde de kaybettim. Üçüncü defa girer miyim arkadaşlarımın takdiri ama çevremin takdiri tekrar adaylığımdan yana. Başkan adaylığını düşünüyorum. Bunu da ilk defa burada açıklıyorum, söylemedim bugüne kadar.”

– Basında Galatasaray ve SPK arasında birçok haber çıkıyor ama Galatasaray taraftarının bu konuda fazla bir bilgisi yok. Bu konuda bizi aydınlatır mısınız?

“Galatasaray bir dernekle ve birde sportif aş ile var olan bir kulüp. Biz Galatasaray’ın Genel Kurul üyeleri daha çok derneğin açısından bakıyoruz yaşananlara ama ne yazık ki Galatasaray Sportif AŞ’ye çok fazla karışıp bilgi alamıyoruz. Sadece derneğe verilen rakamlarla bunları konuşuyor ve tartışıyoruz. Aysal hisselerimizi satmayacağız, sadece bankaya ipotek edip kaynak yaratacağız dedi ama çok ciddi bir şekilde hisselerimizi sattı. Şuan satılacak hissemiz bile yok. İkinci olayı ise teknik olarak bunların iflas olmaması için şirket sermaye artışına gitmesi gerekiyordu. Orada da biz şirket sermaye artışına giderekten Galatasaray’ın ufak hissedarlarından 170 milyon kadar bir parayı da Galatasaray’a almış oldu. Biz o zamanda buna olumlu bakmadık çünkü biz küçük hissedarı niye sıkıntıya sokalım.

O kadar Galatasaray sevdasıyla para ödemişler, bir kat daha ödüyorlar. Bana çok sevimli gelmemişti, çünkü birçok proje yapılabilir Galatasaray’a para kazandırabilmek için. İlla şirketin borsadaki hissedarlarının paralarını almak gibi bir şey olmamalı bu. İkinci kez yeniden böyle bir şeye gittiler ama bu sefer sermaye piyasası sınırlama getirerek buna izin vermedi. Aysal’ın şimdi elinde meşhur Riva projesi var her zamanki gibi. Riva’da ise başka sorunlar var, çünkü Riva’nın etrafında Galatasaray’ın şuan ki yöneticilerinin de var olduğu söylenen Ottoman gibi bir grup var. Şimdi orayı satarak Galatasaray’ın borçlarını azaltmaya çalışıyorlar. Taraftarın çok fazla ilgilenmemesi zaten doğal, çünkü taraftar spordaki başarıya bakar bende dahil. Ama biz Galatasaray Genel Kurul üyeleri biraz daha ciddi olmak durumundayız. Bu nedenle de zaten borsadaki durumlarımıza, Galatasaray’ın diğer borç durumlarına bakıyoruz.

Bugün hala daha bankalara borcumuz var. Halbuki SPK’nın bize vermiş olduğu 150 milyon dolar geldiği zaman borçlarımızı ödeyebilirdik bankalara. Bunu yapacağımıza Aysal kasayla çilek aldı. Ciddi borçlarımızı çilekle egale etmiş olduk. Önümüzdeki Mali Genel Kurul’da biz bunları Galatasaray’ın etik değerlerine uygun bir şekilde konuşacağız.

Onlarda tabi Genel Kurul’u ciddiye alırlarsa, çünkü zaman zaman yönetimler Genel Kurul’ları ciddiye de almazlar. Sorulan sorulara cevap bile vermezler. Umarım ki bu sefer sorduğumuz sorulara cevapları da alırız. Eğer doğru iş yapmışlarsa saygı duyarız ama doğru iş yapmamışlarsa dur demenin zamanı gelmiştir artık.”

“GALATASARAY’IN NOKTA TRANSFERE İHTİYACI VARDI”

– Ara transfer döneminde Galatasaray’a dahil olan transferleri nasıl buluyorsunuz? Alex Telles ve Veysel Sarı savunmadaki boşlukları doldurdu mu?

“Ben çok garip baktım. Bu 9 transfere çok ciddi bir şekilde para ödediler. Genç transfer yapacağınız zaman önümüzdeki yıllarda Galatasaray’a bir değer katsın diye alırsınız. Halbuki Galatasaray’ın şuan nokta transfere ihtiyacı vardı. 1-2 tane ciddi transfere ihtiyaç var. Telles için bize bol bol hikaye anlatıyorlar ama gördüğümüz kadarıyla Galatasaray’da çok rahatça top oynayabilecek bir futbolcu değil. Veysel Sarı da Alex Telles de futboluyla henüz Galatasaray’a oturmadı. Bunlar daha çok genç futbolcular. Belki 1-2 sene sonra Galatasaray’da çok daha rahat oynayabilecekler ama Galatasaray’ın sıkıntısı şuanda var. Düşünün biz artık 30’ları geçmiş Sabrilerle ve Ebouelerle oynuyoruz. Sol tarafta Hakan Balta’nın dışında yerli başka futbolcumuz yok. Chedjou diye bir futbolcu aldılar ama nerede bu oyuncu piyasada yok. Galatasaray’ın transfer politikasını anlamak mümkün değil.

Galatasaray bu sene Avrupa’da iddialı olması gerekiyorsa sol beke çok ciddi bir adam alınması gerekirdi. Bugün Fenerbahçe ve Beşiktaş’ta o mevkide oynayan bir sürü futbolcu var. Galatasaray’a bir bakıyorsunuz bir tek Telles var, başka alternatifiniz yok. Sabri alarak sol bek oynattı sezonun ilk yarısında Galatasaray. Bunlar yanlış transferler ve bu kadar oyuncuya bu kadar para harcamak da Galatasaray için ayrı bir sıkıntı. Galatasaray bu 9 transfere 25-30 milyon verdi, hiçbir tanesini oynatamıyoruz.

Belki bunlar 15 maç sonra oturacaklar ama o zamana kadar Galatasaray ya puan kaybına razı olacak demektir. Ünal Aysal söylüyordu hatırlarsanız; ‘Galatasaray’ın bu sene amacı 4 yıldız ve Avrupa’da yarı final’ diyordu. Umarım ki sözleri değerini bulsun bizde sevinelim ama bu transferler Galatasaray için bu transferler uzun vadeli transferler.”

“MANCİNİ GELDİKTEN SONRA DROGBA YOK OLDU”

– Galatasaray’daki yabancı futbolcuların geleceği? Drogba’nın durumu çok tartışılıyor şuanda. Chelsea’ye ya da Amerika’ya gideceği söyleniyor.

“Bence Drogba gibi bazı oyuncular gidecekler gibi görünüyor. Çünkü mutlu değiller. Çok ilginçtir ben şunu tespit ettim; Fatih Terim döneminde Drogba müthişti, takımı yönetiyordu ama Mancini geldikten sonra Drogba yok oldu. Aynı şekilde Sneijder, Terim döneminde varlık gösteremiyordu ama Mancini ile yükselişe geçti. Demek ki takımın başındaki hocaların torpil yaptığı futbolcular var. Drogba’nın bunlardan bir tanesi olmadığı belli. Oyundan alınırken verdiği reaksiyonlar mutlu olmadığı yönünde. Drogba takımdan giderse çok önemli değil. Çünkü bir efsaneydi Drogba, Galatasaray’da vazifesini yaptı ve tabiki gidecek. Onun yerine inşallah başka Drogbalar gelecek.”

turgay-kiran-galatasaray-roportaj (1)

“KENAR YÖNETİM DROGBA’YI KALDIRAMIYOR”

– Drogba’nın oyundan alınırken Tugay Kerimoğlu ile yaşadığı duruma ne diyeceksiniz?

“Bizim kenar yönetimlerimiz bir Drogba’yı kaldırabilecek durumda değiller. Tugay son derece kaliteli, İngiltere’de çok ciddi bir tecrübe sahibi edinerek Galatasaray’da olması gereken yerde olan bir hoca konumunda. Bir Drogba’yı yönetemiyorsak, sıkıntı var demektir. Bu Tugay’dan değil, Mancini’nin tutumundan kaynaklanabilir. Demek ki Mancini yanındaki arkadaşlara gereken değerleri gösteremiyor ki, diğerleri de bunu çok önemsemiyor gibi geliyor bana. Dolayısıyla Mancini Galatasaray için bugünlerde yara saracak bir teknik direktör ama çok irdelenmesi gerekiyor.”

“BAŞKAN OLSAM İBRAHİMOVİC’LE İŞİM OLMAZ”

– Galatasaray ile bir çok yıldız futbolcunun adı geçiyor İbrahimovic gibi. Sizin olası bir başkanlık durumunuzda transfer etmeyi düşündüğünüz bir isim var mı?

“Benim İbrahimovic gibi futbolcularla hiç işim olmaz. Çünkü ben Galatasaray’ın değerlerine saygı duyacak oyuncular istiyorum. İbrahimovic son derece zor, ne yaptığı belli olmayan kısaca bizim tarzımızda olan bir futbolcu değil. Var olan ekip adı geçen yıldız isimleri Galatasaray’a getirebilir. Biliyorsunuz Aysal çilekleri seviyori onun için birkaç tane daha çilek getirecek.”

“TÜRK FUTBOLU ŞİKEYİ KONUŞMAYI HAK ETMİYOR”

-3 Temmuz’dan beri yaşanan bir süreç var Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım cephesinde. Sizce nasıl sonuçlanacak?

“Bu süreç Türk futbol kamuoyunu çok üzen ve yoran bir süreç ne yazık ki. Çünkü ortada bir kavram karmaşası var. Şike var mı yok mu anlayamadık. Şike var deyip birilerine ceza veriyorlar ama şikeyi tek başına yapmış gibi geliyor bana bu konuda. Bende spordaki teşvik ve şike konularını çok iyi kavramış değilim. Çok sıkıntılı bir süreç olduğunu söyleyebilirim. Türk futbolu şikeyi konuşmayı hak etmiyor. Bizim ihtiyacımız olan yeşil sahadaki futbola bakmak, sahanın dışındaki mücadeleler yoruyor bizi. Bu işe muhatap olan kardeşlerimiz, sevgili Fenerbahçe başkanı Aziz Yıldırım ve arkadaşları da haklı olarak bir savunma ve tepki unsuru koyuyorlar. Bu unsura katılan geçtiğimiz hafta yüz binlerce kişi yürüyüş yaptı.

Halbuki bu enerjimizi keşke bunlar olmasaydı da başka yerlere verebilseydik. Bir an evvel ben ümit ediyorum ki; ya aklanırlar ya da hakikaten bir şey olur ki biter bunlar. Bunlar sporda hiç istemediğimiz şeyler. Onun için bu konuda çok fazla konuşmak sıkıntı yaratıyor ama ben bir Turgay Kıran olarak üzülüyorum tabi ki. Temennim bu işlerin bir an önce bitmesi ve kimsenin hapislere düşmemesi. Samimi konuşmak gerekirse TFF’nin bu haliyle bu sürecin biteceğini düşünmüyorum ama Türk futbolu hakikaten çok büyük bir zarar görüyor.

Fenerbahçe, Galatasaray’ın en ezeli, en eski rakibi ve dost ama dostluklar bozuluyor. Her şeyden evvel dostluğun peşinde olmalıyız. İnsanları birbirine vurmanın bir anlamı yok. Kavgacı olmak kolay, bunu Galatasaray ya da Fenerbahçe başkanını suçlayarak yapmıyorum ama her ikisininde muhakkak sıkıntıları var ki böyle konuşmalar yapıyorlar. Hepimizin ailesinde Fenerbahçelisi, Beşiktaşlısı, Fenerbahçelisi var. Bunları düşünerek hareket etmemiz gerektiğini düşünüyorum.”

“FENERBAHÇE’NİN KİMİ SATIN ALDIĞINI ANLAMIŞ DEĞİLİM”

– Koyu bir Galatasaray taraftarı olan Turgay Kıran, siz ezeli rakibiniz Fenerbahçe’nin şike yaptığına inanıyor musunuz?

“Çok zor bir soru sordun. Fenerbahçe bir şike yapmış ise birisiyle yapmış olmalı. Şike veya teşvik tek başına yapılmaz. Ben Fenerbahçe’nin kimi satın aldığını tam olarak hala anlamış değilim. Ben şikenin olduğunu zannetmiyorum ama teşvik olabiliyor. Teşvik yıllardır duymuş olduğumuz şeylerdi, zaten onun içinde yanılmıyorsam birkaç futbolcu ceza aldı. Demek ki teşvik konusu var ama şike konusu bana çok zor geliyor. Turgay Kıran’ı biliyorsunuz çok dost insanıdır. Kötü düşünceleri sevmeyen bir mizacım vardır. Ben Fenerbahçe’de şike olmadığına inanmak istiyorum.

Dolayısıyla Fenerbahçe’nin de bu şike tartışmalarını bırakıp, saha içindekli mücadeleye bakmaları gerekir. Çünkü hakikaten Fenerbahçeli futbolcuları da yönetiyor bu durum. Her maçta çok agresifler, arkalarında böyle devamlı demokrasi kılıcı bir şey var. Bırakın da top oynasınlar. Galatasaray ve Fenerbahçe arasında güzel bir maç oynansın, bizde kim kazanırsa buna saygı duymak için gidiyoruz maçlara. Sporda bir mücadele var ama sonuç bir tane. İlk defa yenilmiyoruz, ilk defa yenmiyoruz. Türk futbolunu artık ümit ediyorum ki yeşil sahalarda konuşuruz. “