Ana Sayfa Erkek Erkek Modası ABD Başkan Yardımcısını Deviren Kumaş

ABD Başkan Yardımcısını Deviren Kumaş

PAYLAŞ

Bir kumaş düşünün dünyanın en büyük süpergücünün başkanının yardımcısını devirsin. O kumaşı giymenin zevkini ise Türkiye’de yaşatan bir adres var.

Ismarlama gömlek ve takım elbise sektörünün öncü ve başarılı markalarından ince hesaplarla dikimler yapan Milimetric, erkek modasına yön veriyor. Bende birçok ünlü sporcunun vücut hatlarını göstermek içinde seçtiği bu markanın içyüzünü öğrenmek için İstinye Park’taki mağazasına bir uğradım. İş dünyasından, siyasetten ve birçok akedemik çevreden insanın tercih ettiği Milimetric’in ismini yıllar içinde daha çok duyacağınıza eminim.

Röportaj için evimden daha rahat hissedebileceğim bir yer yok diye düşünürken daha önce bu mağazaya gelmemiş olduğumu anladım. İnanılmaz sıcak bir konsept ve rahatlık içinde röportaj sonrası takım elbiselere uzun uzun bakmayı bile düşündüm. Milimetric’in sahibi, kurucu ortaklarından ve imaj danışmanı Kağan Gökalp Bey’le Türk erkeğinin moda yanlışlarına, başkan yardımcısı deviren meşhur kumaş ve Milimetric’e dair birçok konu hakkında konuştuk.

Siz bu işe nasıl başladınız? Biraz bahsedebilir misiniz?

İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme mezunuyum. Sonra pazarlama üzerine MBA yaptım. Aslında modayla ilgili bir eğitimim yok ancak bu işi çok seviyorum. Modayı küçüklüğümden beri hep takip ederdim. Sonra kendi kendime ufaktan çizimler ve bloglarda moda üzerine yazılar yazmaya başladım. İçimdeki bu tutkuyu 2003 yılında ise hayata geçirdim. İlk mağazamızı Metrocity’e açtık. İlk dönem sırf gömlek satıyorduk.

Sırf gömlek satarak genişlemenin mümkün olmayacağını anladıktan sonra markamıza zarar vermeden ürün gamımızı nasıl geliştiririz onu araştırmaya başladık. Ismarlama usulü çerçevesinde bir büyüme gerçekleştirelim istedik. Takım elbise sektörüne girdik. Hazır kıyafet işine ise girmedik. Bizim mağazamızda sadece kol düğmesi ve kravat hazır olarak bulunmaktadır. Mağazalarımızın konseptini ise rahatlık ve dinlenme üzerine tasarladık. Müşterilerin Ortaçağ şatolarındaki bir evin salonuna girmiş gibi bir tasarım eşliğinde burda istedikleri kıyafetleri denemelerini istedik. Mağazalarımızı tıka basa mal doldurup ürünlerimizin kaybolmasını tercih etmedik.

Peki hep bu konsept içinde mi gideceksiniz? Daha küçük dükkanlar açalım ve bayilikler verelim gibi planlar içinde misiniz?

Bayilik düşünmüyoruz. İki sebepten dolayı:

1- Bizde kalite kontrol çok önemli. Mesela bizde 20 gömlek siparişi bile verilse ilk önce bir adet gömleği giydirip onun provasını yapıyoruz. Prova yapılıp müşteriden onay alındıktan sonra ölçüleri bilgisayara giriyoruz. Şirket misyonumuzun temel noktasında müşteri memnuniyeti vardır. Bu yüzden de franchising vermiyoruz.

2- İkincisi bizim işimizde kâr marjı düşük. Fiyatlarımız yüksek gibi gözüksede alışveriş merkezlerindeki en düşük kâr marjlarıyla çalışan markalardan biriyiz. Bayilerde bize çok talep gelsede biz onlara çok para kazanamayacaklarını söylüyoruz çünkü biz zaten çok kâr etmiyoruz.

Küçük dükkânlar açalım, farklı bir marka ismiyle gömlekler üretelim diye düşündük açıkcası. Çünkü Milimetric markası iyi bir marka değerine ulaştı. Açarsak ise farklı bir isimle gömlek mağazalarımız olabilir. Hazır gömlek içinse ilk olarak Çırağan Sarayı’nın içinde ilk mağazamızı açıyoruz. Buraya açmamızdaki sebep ise yazın yaptığımız cironun %30’u turist kaynaklıydı. Bu turistlerde ya Çırağan Sarayı ya da Four Seasons otelinde kalıyorlardı. Bizde o yüzden Çırağan Sarayı mağazamızı açma kararı aldık.

1 Libyalı 30 Türk müşteri kadar alışveriş yapıyor

Peki İstinye Park’a da sık sık akın eden Arap turistlerle mağazanızın ilişkileri nasıl?

Arap müşterilerimizle açıkcası çalışamıyoruz çünkü Ortadoğu’da yaygın olan pazarlık anlayışından dolayı müşteriler fiyatları indirmek istiyor bizde buna pek yanaşmıyoruz. Ama yazında sıkça satış yaptığımız turistler arasında Azerbaycan, Libya, Senegal gibi değişik ülkelerden gelen işadamları bulunuyor. Bu işadamları inanılmaz iyi para harcıyorlar. 30 Türk müşterinin harcadığı parayı bu işadamları bir kere de harcıyorlar neredeyse.

Yurtdışı planlarınız var mı? Anadolu için stratejileriniz neler?

Anadoluyla ve yurtdışıyla ilgili bir planımız yok. Anadolu’da Ankara’da varız zaten. İstanbul için planlarımız Anadolu yakasında mağaza açılışlarımız olacak. Ayrıca Milimetric artık istinye Park’taki gibi büyük dünya markalarının olduğu sokaklarda yer alacak. Louis Vuitton neredeyse bizde o sokağa mağazalarımızı açacağız. Çünkü Türkiye’de Etro, Armani, Burberry bizim rakiplerimiz. Birçoğu gömlek ve takım elbise yapıyor. Ve kalıplarını sevende birçok insan var. Belki bazı ürünlerimiz onlardan çok daha iyi ama dünya çapında marka olmanın getirdiği avantaj buradan geliyor. Bizde onlarla rekabet için benzer sokaklarda olacağız. Mesela Milimetric’de en çok satış İstinye Park mağazasında yapılıyor. Bu da diğer önemli markaların yanında aynı sokakta yer almamızdan kaynaklanıyor.

Bir imaj danışmanı olarakta sizce erkek modası 2011’de ne tür bir hava içinde olacak?

Bu sene erkek modasında renk olarak gri revaçta, siyah, lacivert, camel ve deve tüyü tonları ağırlığını hissetirecek. Bu sene modernize edilmiş kruvaze kesimler, İtalyan havasıyla harmanlanmış ceket boyu ve kolları kısa modeller var. Uzun paltolar ve militer giyim bu sene erkeklerde görülüyor. Kol düğmesi, mendiller, ince kravatlar ve ince yakalar bu senede moda.

Türk erkeğinin giyim yanlışları

Türk erkeği nasıl giyiniyor? Modanın neresinde?

Türk erkeğinde giyim yanlışları çok fazla. Eskiden hatırlarsanız Turgut Özel hep kruvaze giyerdi. Şişman erkekler kruvaze kesimleri tercih ederlerdi. Aslında şişman erkeklerin uzak durması gereken bir kesimdir kruvaze çünkü kumaşlar hem üst üste biner hem de kat kat giyinmiş gibi durursunuz.

Türk erkeğinin diğer yanlışları, bacak boyu kısaysa düşük bel pantolon giyilmemeli. Hatta yüksek bel giyilerek bacak boyunun uzun görünmesi sağlanabilir. Boynu uzunların yüksek yaka giymemeleri gerekir. Bu konularda çok ciddi yanlışlar yapılsada yeni gelen nesil inanılmaz. 16-25 yaş arası kendine bakan, düzgün spor yapan bir Türk gençliği görüyorum. Modayı iyi takip ettikleri içinde sanırım ilerde bu yanlışları onlar düzeltecekler.

Milimetric olarak müşterilerinizin yaş aralığı daha aşağıya indi mi?

Bizim yaş aralığımız 22’den itibaren başlıyor. Genelde okulu bitirdikten sonra müşterimiz oluyorlar. Takım yaptırmasalarda gömlek diktirebiliyorlar. Takım elbiselerde yaş aralığımız 30 ila 70 arası. Dışardan bakıldığı zaman Milimetric’in yaş skalasının büyük olduğu düşünülüyor. Aslında bu yanlış bir algı. Ayrıca vücut anatomisi normalin dışında olan kişilerin bize geldiğide düşünülüyor. O algı da yanlış. Aksine bizim müşterilerimizin %80’i spor yapan atletik vücutlu insanlar oluyorlar. İsmimizden dolayıda Milimetric olunca “göbekten yarım santim daha al tam otursun” diyen birçok müşterimiz var.

Kısa boylu kilolu bir Türk erkeğine ne tür tavsiyelerde bulunursunuz?

Kısa boyluysanız asla kontrast bir renk giymemelisiniz. Örneğin ceketin beyaz, pantolonun siyah olması yanlış bir seçim olacaktır. Sert renk geçişleri sizin olduğunuzdan daha kısa görünmenizi sağlayacaktır. Çok uzun boyluysanız ve ceket ile pantolonu çizgili giyerseniz sizi olduğunuzdan daha uzun gösterecektir. Kiloluysanız pile asla kullanılmamalı, toplu paçadan uzak durulmalı. Kısa boyluların 3 düğme ceket giymemesi gerekir. 2 düğme onlar için daha idealdir. Türk insanı trendleri takip edeceğim diye moda kurbanı olabiliyor.

Müşterileriniz arasında Türkiye’den ünlü isimler var mı?

Ünlü gazeteciler çokca, Arda Turan, Hıncal Uluç, Bülent Eczacıbaşı gibi birçok ünlü var.

Hayalinizde giydirmek istediğiniz ünlü kim?

George Clooney’i giydirmek isterdim. Duruşunu seviyorum. Gary Cooper, Cary Grant gibi 1960’lar dünyasından kalma şık ünlülerle çalışmak isterdim. Jude Law’u da modern bir isim olduğu için beğeniyorum.

Arda Turan’ın A.T 10 yakalı takımları bizden

Marka yüzü olarak bir ünlü kullanmayı düşünüyor musunuz?

Aslında daha önce Hıncal Uluç, Haşmet Babaoğlu ve rahmetli Kenan Onuk’u marka yüzü olarak kullanmıştık. Ünlüleri artık marka yüzü olarak kullanmaya gitmiyoruz ama ünlülerle işbirliğine yinede varız. Arda Turan bizim markamızı çok seviyor. Bütün takımlarını A.T 10 yakalarıyla biz yapıyoruz. Baketbol Milli Takımını komple biz giydiriyoruz. Semih Erden’de daha önce müşterimizdi ve oradan bir kontak kurarak onlarla anlaştık. Bir iki NBA sporcusuylada anlaşma yoluna gideceğiz.

Yurtdışında ilginç takım istekleri geliyor. iPad cepleri patlamış durumda sizde böyle özel cepler söz konusu mu?

Biz de istek üzerine iPad, çakmak, cep telefonu cepleri sıkça yapıyoruz. Gömleklerde bile Mount Blanc marka kalem cepleri isteyenlere özel dikim yapıyoruz. Bazende düğün öncesi bir smokin sipariş veriliyor. Biz dikmeden nişan ve düğün bozulabiliyor. Düğün bozulmadan en azından fiyatın yarısını alıyoruz. Başımıza çok geliyor.

Başkan yardımcısı deviren kumaş

Müşterilerinize sunduğunuz en özel kumaşınız nedir?

Vikunya kumaşı elimizde var. Peru’da yaşayan Lama’nın küçük bir türü. Tanrıların kumaşı diye adlandırılan bu kumaş dünyada çok önemli bir yere sahip. Bu başkan yardımcısı devirmiş kumaş olarakta tarihe geçmiştir. Eisenhower’in yardımcılarından Sherman Adams bir işadamına vikunya palto veriyor. Ve Amerikan yasalarına göre bunu belirtmediği içinde hakkında yasal işlem başlatılıyor ve Sherman Adams başkan yardımcılığından çekiliyor. Bu hayvan çok özel ve yavru olduğu için kumaşın değeri fazla oluyor. Bizde bu kumaşlardan dikimler yapabiliyoruz isteyenlere.

Röportaj
Alp Türkalp