Ana Sayfa TV & Film Dexter Aslında Gerçekmiş!

Dexter Aslında Gerçekmiş!

PAYLAŞ

pardo-dexter
Aslında Dexter karakterinin gerçekten esinlenilmiş biri olduğunu biliyor muydunuz?

2 hafta önce Florida’da Manuel Pardo isimli idam edilen bir seri katilden sonra ortaya çıktı… TV yıldızı Dexter Morgan’ın gerçek yaşamdaki muhadilini bulan ise seri katiller üzerine bir uzman olan Fransız Stéphane Bourgoin. Dünyadaki en bilinen seri katil uzmanlarından birisi de diyebiliriz…

Bu iddiayı ortaya atan Bourgoin’in tezine göre Dexter aslında geçtiğimiz günlerde infaz edilen Florida eyaletinde 26 yıl önce 9 kişiyi öldüren eski polis memuru Manuel Pardo.

Pardo Kim?

1986’da 92 günlük bir sürede 6 erkek ile 3 kadını öldüren Pardo, kurbanlarının fotoğraflarını ve cinayetlerin ayrıntılarını günlüğünde kaydetmişti. Pardo, kurbanlarına ait kredi kartlarını kullanınca yakalanmıştı.

Pardo, idamından önce basın organlarına dağıtılmak üzere bir metin kaleme almış ve öldürdüğü belirtilen 3 kadının ölümünden sorumlu olmadığını ileri sürmüştü.

İdamından birkaç saat önce 11 Aralık’ta bir mektup yazan Pardo, “Hayatım boyunca hiçbir kadına zarar vermedim. Evet 6 erkeği öldürdüm ve bunun için de lanetlendim. 6 ya da 9 ölüm cezası almam hiç bir şey değiştirmez, ancak o 3 kadını ben öldürmedim. Benim savaşım, uyuşturucu trafiği yapan erkeklere karşıydı. Sebep olduğum üzüntü için ailemden özür diliyorum. Siz, bu kabusu hak etmediniz” notunu bırakmıştı.

Hapishanede onlarca kadınla yazışan Pardo, “ölüm hücresindeki Romeo” olarak tanınıyordu. AskMen.com ise bu konuyla ilgili olarak Fransız seri katil uzmanı Stéphane Bourgoin’in görüşlerini aldı. Dexter, Manny Pardo ve soğukkanlı katillerden neden bu kadar etkilendiği yanıtını aradık.

Sizce neden Manny Pardo Dexter’ın ilham kaynağı?

Bence Dexter’ın senaristleri özelliklede Jeff Lindsay bu hikayeden esinlenmiş. 3. sezonda Jimmy Smits trafından canlandırılan Miguel Prado isimli dizi karakterini görünce iki ismi bağdaştırdım. 1991 yılından beri Manny Pardo davasını yakından takip ediyordum. Miami’de 80’lerin sonunda tüm gazete manşetlerine yansıyan bu olay Miami’li Dexter’ın senaristi Jeff Lindsay’in ilgisini çektiğini düşündüm.

Bir diğer benzerlik ise Pardo’nun da tıpkı Dexter gibi Miami Polis Karakolu’nda polis olarak görev yapması. Ayrıca Dexter gibi Pardo’nun da bilgisayarında öldürmek istediği adamların fotoğraflarının bulunması ve onları hatıra olarak tutması dikkat çekiyor. Dexter kurbanlarının kan örneklerini tutarken Pardo ise kurbanlarının cehennemde yanacaklarına inandığı için vücudundan yaktığı bir parçanın küllerini kaplarda saklıyordu.

Pardo’nun kurbanları genelde suçlu insanlar oluyordu, uyuşturucu satıcıları gibi… Öldürdüğü insanlarla ilgili basında çıkan haberleri günlüğünde işlediği cinayetleri yazdığı sayfaların arasında saklıyordu. Bu benzerlikleri ve Miami Polis Karakolu’nu düşününce Dexter’ın aslında Manuel Pardo’dan esinlenildiğini varsayıyorum.

Sizce de seri katillerin polis geçmişinin olması garip değil mi?

Bencede garip. ABD tarihinin en kanlı seri katillerinden 33 kişiyi öldüren John Wayne Gacy’de bir zamanlar polis olmak istemiş mesela. Manny Pardo’yu duyduğum zaman 34 kadının katili Gerard Schaefer’le röportaj için Florida Eyalet Hapishanesi’nin yolunu tutmuştum. Schaefer’le iki kez röportaj yaptım. Hayatımda tanıdığım en korkunç seri katillerden biri diyebilirim. Onunda geçmişinde Martin Country Şerifi memurluğu var. Ama polis geçmişiyle seri katillik arasındaki bağlantıyı hala çözebilmiş değilim.

Sizce Pardo’nun yaşamında ne gibi değişiklikler onu katil profiline doğru sürüklemiş?

Pardo’nun eski polis meslektaşı Ron Garcia ile beraber 1980’lerde düzenledikleri uyuşturucu operasyonları etkilemiş. Uyuşturucu pazarında bulunan tüm o insanları öldürmek için kafasında plan yapmış.

“9 kişi öldürmek yerine keşke 99 kişiyi öldürseydim”

Sence Manny Pardo idam edilirkende öldürdüğü kurbanları hakkında kendini haklı mı görüyordu?

Manuel Pardo kurbanlarının uyuşturucularını çalmak veya imha etmek yerine onları öldürüyordu. Günlüklerinde 12 kilo kokaini 1.3 milyon dolar etmesine karşın 50 bin dolara sattığını söylüyordu. Kendisiyle konuşmamda bana 3 kişiyi daha öldürdüğünü fakat onlarla ilgili henüz dava açılmadığını söylemişti. Sadece birtek pişmanlığı olduğunu belirtiyordu. “9 kişi öldürmek yerine keşke 99 kişiyi öldürseydim” diyordu.

Seri katillerin topluma yararı olsun diye bunları yapıyordum mantıkları neden sence bu akdar yaygın?

Oldukça fazla derecede yaygın. Motivasyonunu bir görev veya topluma hizmet diye sağlayan birçok seri katil var. Mesela Joseph Paul Franklin sadece Yahudi ve zencileri öldürüyordu, Gary Ridgeway ise sokaklardan fahişeleri arındırdığını açıklıyordu. Bir görevi kendine iş edinen seri katillerin bazıları mahkemede jüri önünde sırf daha dik dursunlar diye öldürme duygularını bir göreve veya dava dedikleri olaya bağlamaları bile bir gerçek.

stephane-bourgoin

Fotoğraf: Stéphane Bourgoin

Neden Amerikan TV ve sinemasında seri katiller bu kadar toplumun ilgisini çekiyor?

Sadece Amerikalılar değil bence. İngilizler, Almanlar, Fransızlar hayya tüm dünyada ilgi çekiyor… Bence Amerikalılar dil probleminden dolayı diğer ülkeleri görmüyorlar. Aslında bütün toplumlarda ilgi çekici bir unsur olarak yer alıyorlar.

Mesela günümüzün kötü adamları çok sophistike kişilikler olarak gösteriliyor. Aslında birçoğuyla oturup konuştuğunuz zaman hiçte öyle bir hava hissetmiyorsunuz. Hannibal Lecter’ı örnek vermem gerekirse Floransa’da bir müze işleten şaraptan iyi anlayan bir adam. Sinemada iyi korku için gerçek ve büyük bir kötü adam yaratmaya çalışıyor bence.

Bence günümüzün katilleri böyle kişilikler değiller. Genelde soğukkanlı canavarlar olarak kimseyle iletişime geçmeyerek robot gibi öldürmeye programlılar.